Hukuk sistemimizde 22.06.2012 Tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe giren Yasa ile hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ile çözüm yolu getirilmiştir. Bu sitemin uygulaması amacıyla Adalet Bakanlığı nezdinde bir arabuluculuk Dairesi oluşturulmuş ve özel eğitimden, sınavlardan geçirilerek hukukçulardan oluşan arabulucu listesi hazırlanmıştır. Bu yazımızda kısaca arabuluculuk sistemini tanıtacağım.

Ülkemizde mahkemelerin iş yükü, davalara, duruşmalara ayrılan kısa süreç ve uzun yargılamalarla tarafların birbirlerini anlayarak adalete ulaştıklarına ilişkin inançları eksik kalabilmektedir. Bu nedenle uyuşmazlıkların taraflarının bir araya gelerek kendilerini ifade etmek ve karşı tarafı da anlamak suretiyle ortak bir çözüm üzerinde buluşabilmelerine imkan sağlamak amacı ile arabuluculuk sistemi getirilmiştir.

Bu sistemde dava öncesinde veya açılmış bulunan bir dava içinde uyuşmazlığın taraflarından biri diğerini arabuluculukla çözüm için davet edebilir. Davet üzerine uyuşmazlığın diğer tarafı arabuluculuk yöntemi ile çözümü kabul edip etmemekte serbesttir. Eğer her iki taraf da arabulucu ile çözümü kabul ederse, Adalet Bakanlığı nezdinde tutulan arabulucu listesinden bir arabulucu seçerek uyuşmazlıklarını görüşme ile çözme sürecini başlatırlar.

Bu süreçte arabulucunun rolü bir hakim gibi kanunlara uygun çözüm ve karar oluşturmak değil, sistematik teknikler uygulamak suretiyle tarafları bir araya getirerek onların birbirlerini anlamalarını,  kendi uyuşmazlıklarına kendilerinin çözüm üretmelerini sağlamaktır. Arabulucu taraflara çözüm önermeyecektir. Tarafların çözümlerini kendilerinin bulması sürecini yönetecektir.

Arabuluculuğa başvurulan süreçte uyuşmazlıkla ilgili zamanaşımı süreleri işlemeyecektir. Taraflardan her biri diledikleri zaman arabuluculuk sürecini sonlandırmakta serbesttirler.  Arabuluculuk sürecinde tarafların dayandıkları delil ve belgeleri getirmeleri mümkündür ve kural olarak bu belgeler ile süreçte taraf beyanları gizlidir. Bu açıdan ticari ve ailevi sırlarını mahkeme ortamında aleni kılmak istemeyen tarafların arabuluculukla çözüm aramaları avantaj yaratabilecektir.

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildikleri uyuşmazlıklar arabululuculuk yöntemi ile çözümlenebilirler. Kamu düzeni gerekçesi ile tarafların iradesine rağmen hakimin denetim ve kararı aranan konular arabuluculuğa uygun değildir. Örneklersek, bir boşanma davasında sadece tarafların boşanmak istemesi ile boşanma kararı verilemez. Çünkü aile kamu düzeninin bir parçasıdır, karı-koca dışında çocukları ve geniş aileyi de ilgilendiren sosyal ve ekonomik bir yapıdır. Bu nedenle boşanma, velayet, aile mallarının paylaştırılması gibi konular ve aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygun değildir.

Arabuluculuk bir profesyonel hizmet ve meslektir. Bu nedenle arabulucu verdiği hizmetin karşılığında uyuşmazlığın değeri üzerinden ve asgari tutarları Yönetmelikle belirlenmiş bir ücreti, ayrıca sürece ilişkin masrafları taraflardan alacaktır.

Arabuluculuk sürecinde tarafların bir çözüme varmaları halinde, çözüm arabulucu tarafından tutanakla belirlenir. Taraflar tutanakla belirlenen çözümün icra edilebilirliğini kararlaştırmışlarsa tutanak taraflarca mahkemenin onayına sunulur. Bu aşamada mahkemece uyuşmazlığın mahkeme ile çözümünden farklı olarak varılan çözümün yargısal denetimi yapılmayacak ve uyuşmazlık tutarı üzerinden harç alınmayacak, onayla ilam niteliğinde belge oluşacaktır.

Arabuluculuk sistemi daha ayrıntılı olarak başka yazılarımıza da konu olacaktır.

Esenlikler dilerim.