Sağlık hizmeti almak istediğimizde pek çok aşamada uzun sayfalar dolusu yazıları imzalamak gerekmektedir. Bu yazıların genel başlığı “Aydınlatılmış Onam Formu”dur. Kısaca bu formun neden var olduğunu ve ne işe yaradığını anlatmaya çalışacağım.

En temel insan hakkı yaşama hakkıdır. Bu hak sağlıklı yaşamayı da kapsar. Sağlıklı yaşamak için sağlık hizmetine ihtiyaç duymak kaçınılmazdır.

Sağlık hizmetinin ana unsuru hekimler,  insanı tedavi ederken insan bedenine, gözle, sözle, ilaçla, iğneyle, neşterle, ışınla müdahale etmektedirler. İnsan bedenine yapılan müdahalenin ehil kişiler tarafından, tıbbın kurallarına uygun olarak, yasaların kabul ettiği meşru bir amaçla ve hastanın izni ile yapılması halinde müdahale hukuka uygun olmaktadır.

Bu cümlede yer alan unsurları kısaca tanımlarsak

  • Tıbbi müdahaleyi yapan kişilerin hekimler, hemşireler, teknisyenler ve sağlık personeli olduğu açıktır.
  • Tıbbın kurallarına uygunluğu bilimsel veriler belirlemektedir.
  • Meşru amaç, tıbbi müdahalenin sosyal, psikoloji veya tıbbi zorunluluk nedeni ile yapılması, kanuna ahlaka ve adaba aykırı olmaması gereğini ifade eder. Örneklersek, sünnet sosyal (dini), estetik operasyon psikolojik, apandisit ameliyatı da tıbbi gereklilikle insan vücuduna müdahaledir.
  • Hastanın izni bedenine yapılacak teşhis ve tedavi yöntemine göstereceği rızadır. İşte hastaneler, görüntüleme merkezleri gibi sağlık kuruluşlarında imzalanması istenen belgeler bedeninize yapılacak müdahaleye izin belgeleridir.

Bir şeye izin verebilmek için öncelikle bilgi sahibi olmak gereklidir. Bedenimize yapılacak müdahalenin ne olduğunu, olası sonuçlarını, risklerini, komplikasyonlarını, kişisel özelliklerimizden kaynaklanan farklı sonuçların neler olabileceğini bilmek hakkımızdır. Anlayabileceğimiz şekilde bize bilgi verecek kişi de müdahaleyi yapacak hekimdir. Aksi halde hekimin müdahalesi hukuka uygun değildir. Bu açıklamalar sadece ameliyatlarda değil, her tür tıbbi müdahalede de geçerlidir. Röntgen, MR çekiminde bedenimizden geçen ışınlar, dalgalar vb.nin bize verebileceği zarar, kişisel özelliklerimiz (örneğin kalp pili vb. vücudumuzda bulunan protezler) de nazara alınarak hekim tarafından anlatılmalı, bilerek izin vermeliyiz. Aydınlatılmış onam formunda yer alan aydınlatma tabiri bilgi almayı, onam da yapılacak tıbbi müdahaleye izin vermeyi ifade eder.

Ancak ısrarla ve tekrar belirtmeliyim ki aydınlatma mutlaka müdahaleyi yapacak hekim tarafından yapılmalıdır. Kağıt imzalatmak izin almak için yeterli değildir. Ayrıca aydınlatma ile müdahale arasında hastanın konuyu düşünebilmesi için gerekli ve yeterli zaman diliminin bulunması gereklidir.

Tıbbın bir bilim olduğunu doktorların ana görevinin de hastalarına tıbbi bilgi vermek olmadığını da unutmamak gereklidir. Her zaman olduğu gibi haklar arasında denge kurulmalı, tıbbi müdahale öncesi hekimden ayrıntılı bilgi istemeli, aydınlatılmış onam formunu iyice okuyup, anlayıp, geçirilmiş hastalıklar, kullanılan ilaçlar vb. gibi kişisel özelliklerimiz hakkında hekimi bilgilendirmeli, karşılığında yeterli ve gerekli bilgiyi alıp bedenimize yapılacak müdahaleye onay verilmelidir. Aksi halde kişinin rızası olmadan bedene müdahale ve dolayısıyla tazminat sorumluluğu gündeme gelecektir. Çünkü hekimler tıbbı kusurlu uygulamalarından sorumludurlar. Aydınlatmanın hukuka uygun olmaması da hekimin kusuru olarak değerlendirilmektedir.

Sağlıklı günler dilerim.