Günlük yaşamımızda çevremizdeki insanlarla birlikte bir şeyler yapmak üzere planlar yapar, planların ayrıntılarını karşılıklı ele alır ve plan doğrultusunda davranmak üzere sözleşiriz. Çarşıya alışverişe gitmek için arkadaşımızla öğleden sonra, saat ikide, evimizin önündeki otobüs durağında buluşmak üzere sözleştiğimizde her ayrıntıyı tek tek ele almışızdır. Çarşıya gitmek, gitmek için bu gün, bugün uygunsa öğleden sonra, buluşmak için otobüs durağı ikimize de uygun mudur,  konuşulmuştur.

Bu kadar günlük yaşam ayrıntıları her açıdan değerlendirilirken, gerçekte çok daha önemli konulardaki sözleşmelerin hiçbir maddesi hakkında bilgi ve fikir sahibi olamıyor, ayrıntıları tartışamıyoruz. Çünkü bizimle sözleşme yapan karşı taraflar buna izin vermiyorlar. Kredi kartı alırken imzalamamız istenen sözleşme koşullarının hepsini kabul etmemiz isteniyor. Aksi takdirde kredi kartı alamıyoruz. Elektrik abonesi olabilmek için elektrik dağıtım firmasının, bankadan kredi alırken bankanın, telefon ve internet için servis sağlayıcı firmanın, sigorta yaptırırken sigortacının, hatta taksitle mobilya alırken mağazanın sözleşmesini imzalamak gerekmektedir. Bu maddelerin herhangi birine itiraz halinde karşı taraf sözleşme yapmamakta, elektrik, telefon bağlanmamakta, kredi alamamaktayız.

Genellikle konuyu açıklayıp örneklemeyi tercih etmekle birlikle bu yazımda örneklerle konuya girmeyi seçtim. Çünkü konunun yasal düzenleme adı henüz yeterince bilinmemektedir. Bir sözleşme hazırlayan tarafın ileride benzer pek çok sözleşmede kullanılmak üzere önceden tek başına hazırlayıp karşı taraflara sunduğu sözleşme hükümleri genel işlem koşuludur. Bu koşullar taraflarca tartışılmamışsa, tartışılsa bile sözleşmeyi hazırlayan sözleşmesinde hiçbir değişiklik yapılmasını kabul etmiyorsa bu hükümler genel işlem koşuludur. Öyle ki hazır bir sözleşmeye, diğerleri gibi sizin de katılmanız istenmekte, basılı sözleşme metni dayatılmaktadır. Bu durumda sözleşmede yazılan genel işlem koşulları sözleşmeye “yazılmamış sayılır”. Sözleşme yapıldıktan sonraya ilişkin olarak, değişen koşullarda karşı taraf aleyhine sözleşmede değişiklik yapma hakkını sözleşmeyi düzenleyene tanıyan hükümler de sözleşmeye yazılmamış sayılacaktır. Kredi sözleşmelerinde yer alabilecek “faiz oranları değiştiğinde kredi faizin artırılabileceğine” ilişkin hükümler bu çerçevede düşünülmelidir.

Banka kredileri, sigorta sözleşmeleri genel şartları, elektrik, telefon gibi abonman sözleşmeleri ile her türlü tek taraflı hazırlanan ve mümkün olduğunca en küçük harflerle yazılarak okunması güç hale getirilen sözleşme maddeleri sözleşmeyi imzalayanlar için hep ağır koşullar içermektedir.

Güçlü olan tarafların satışa sunduğu mal ve hizmetlerden yararlanmak isteyen tarafları koruyan genel işlem koşulu düzenlemesi yaşamımıza yeni Borçlar Kanunumuz ile girmiştir. Sözleşme imzalamak suretiyle her maddeyi kabul etmiş sayılan taraf aleyhine olabilecek hükümler genel işlem koşulu olarak itiraza uğramalıdır. Gerekirse o maddenin iptali için Dava açılmalıdır.  Şöyle ki sözleşmede gerçekten kabul etmeyeceğimiz koşullar varsa, sözleşme sonrasında karşı tarafa bir ihtarname çekilebilir ve genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerle bağlı olmayacağımız bildirilebilir. Ya da sözleşme nedeni İLE aleyhimize açılacak davada aleyhimize kullanılan hükmün genel işlem koşulu olduğu ve sözleşmede yazılmamış sayılması gerektiği ileri sürülebilir. Aksi takdirde mahkemelerin bu durumu kendiliğinden değerlendirmesi mümkün değildir.