Okulların yarıyıl tatili nedeni ile karayolu seyahatlerinin arttığı bir dönemden geçtik. Bu vesile ile karayolu seyahatlerinde yolculara karşı taşıyıcının sorumluklarına bir göz gezdirelim.
Karayolu seyahatlerinde, taşıyıcıların yolcularına karşı sorumlulukları sadece gidilecek yere götürmekle sınırlı değildir.

Taşıyıcı yolcularını rahat bir yolculukla ve sağlıklı olarak gidecekleri yere ulaştırmakla, hava, ses, yer ve çevre kirliliğine meydan vermemek için gerekli düzeni kurmakla, seyahat esnasında her türlü mevzuata ve tabii trafik kurallarına uymakla yükümlüdür.

Taşıyıcının seyahat esnasındaki bu yükümlülükleri seyahatin başladığı yerden, gidilecek yerde sona ermesine kadar, mola yerleri de dahil olmak üzere sürecektir.

Öncelikle yolcu ve taşıyıcının kimler olduğunu belirletelim.

Yolcu seyahat için bilet alan kişidir. Hatır gereği taşınanlar, seyahat edilen aracı kullanan ve araçta çalışan diğer kişiler yolcu değildirler. Yolcu taşıyıcı ile seyahat amaçlı bir taşıma anlaşması yapan kişidir. Bilet almak anlaşma yapmaktır.    Taşıyıcı ise, yolcu ile taşıma anlaşmasını yapan ve tabi ki taşımayı gerçekleştiren kişidir. Bu çerçevede seyahat edilen aracın, seyahat biletini kesen firma taşıyıcıdır. Seyahat edilen aracın sahibi ve aracı kullanan da taşıyıcıdır. Gerçekte yolcular seyahatlerinde öncelikle seyahat firmasını seçerler. Binilecek aracın firmaya ait olup olmadığını bilmez ve hatta bununla ilgilenmezler. Öyleyse seyahat firmasının taşıyıcı olarak yolculara karşı sorumlu olması kaçınılmazdır.

Kara yolculuklarında meydana gelen trafik kazalarında yolcuların can ve mallarının zarar gelmesi halinde, kusurları oranında taşıyıcılar bu zararı tazmin ederler. Bu nedenle de çeşitli zorunlu veya isteğe bağlı olarak yaptıkları sigorta poliçeleri ile olası zararları karşılamayı güvence altına alırlar. Bu sigortaların yanısıra bir de koltuk sigortası vardır.

Koltuk sigortası yolculuk sırasında o koltuğu kullanan yolcunun yolculuk sırasında kaza nedeni ile ölmesi halinde belli bir meblağı yakınlarına ödeyen bir sigorta çeşididir. Yolcu biletlerinin arka sayfalarında küçük puntolarla yazılmış yazılarda bilet bedelinin içinde koltuk sigortası priminin de bulunduğu çoğunlukla yazılıdır. Yani bu sigorta poliçesinde taraflar yolcu ve sigortacıdır.

Yolculuk sırasında meydana gelebilecek kaza nedeni ile ölen yolcu için açılacak tazminat davalarında koltuk sigortasından ödenen bedel, taşıyıcının sorumluluğundan düşülemez. Bu noktada kazaya uğrayan yolcu yakınlarının zararının tek olduğu, hem koltuk sigortasından, hem de taşıyıcıdan aynı zarar için tazminat aldığı düşünülemez. Çünkü seyahat biletini alan yolcu kendi başına seyahat nedeni ile bir kaza gelirse diye kendisinin ödediği primle güvence satın almış ve bedelini ödemiştir. Risk gerçekleştiğinde de yolcunun katlandığı sigorta bedelinin faydasından taşıyıcı yararlanmayacaktır. Taşıyıcı ölen yolcu yakınlarının zararlarını kusuru oranında karşılayacaktır. Taşıma işlemi bir ticari iş olduğundan kaza tarihinden itibaren tazminata ticari faiz işleyecektir.

Ancak koltuk sigortası primini taşıyıcı ödemişse elbette ölüm nedeniyle ödenecek tazminattan koltuk sigorta bedeli indirilecektir.
Görüldüğü üzere koltuk sigortasından yararlanmak için mutlaka seyahat bileti alınmalıdır. Terminal dışında binilerek araç içinde bilet parası ödenir ise mutlaka bilet kesilmesi istenmeli, seyahat sona ermeden biletler atılmamalıdır.

Kazasız sağ salim seyahatler dilerim.