Ticaret Şirketlerinde iflasın ertelenmesi Türk Hukuk Sistemine İcra İflas Kanununun ilgili hükümleri ile gelen bir yeni dönem uygulamasıdır.

Sermaye şirketleri için  iflas, oldukça ürkütücü, cezai müeyyideleri de olan, fiili ve hukuki sonuçları itibariyle adete bir sondur. İflasın Ertelenmesi ise adı üstünde bu süreci erteleyen, borç batağındaki şirkete belli bir süre içinde borçlarını ödeyebilme ve temize çıkma olanağı tanıyan özel yasal düzenleme ile yeni bir şans tanınmasıdır.

Kanun koyucu; istihdam eden (adam çalıştıran), vergi ödeyen ve varlığı ile devlet ve toplum ekonomisine katkıda bulunan işletmeleri yaşatmak istemiş ve bu konuda düzenleme yapmıştır.

İflasın ertelenmesi talebi aşağıdaki üç şartın gerçekleşmesi halinde mahkemeye yapılır  :

  • İflasın ertelenmesi talep edenin “ticaret şirketi” olması gerekmektedir.
  • Bu şirketin aktif ve pasifi itibariyle “borca batık bilanço” vermesi gereklidir. Şirketin mali işlerine bakan müşavirin düzenleyeceği bilançonun dikkatle incelenmesi gerekir.  Bu aşamada iki önemli ayrıntıya dikkat edilmelidir. İlki; ilgili şirketin “kayıt dışı borçları”, ikincisi “ticari mal stokları” aldatıcı netice verebilir. Bilanço ve talep riziko altına girebilir.
  • İflas erteleme talep eden şirket; eğer borca batık bilanço veriyor ise, iflas erteleme talep ettiği mahkemeye bir “iyileştirme projesi” vermelidir. Bu proje davaya bakan avukat ile şirketin mali müşavirinin ortak çalışmasının ürünü olmalıdır.

İyileştirme projesinde, şirketin, borçlarını ödeme adına nasıl bir planlama yapacağı, hangi ticari bağlantıları ve sözleşmeleri kurduğu ve bu borçların iyileştirme projesine göre nasıl ödeneceği hususları yer almalıdır. İyileştirme projesi makul ve inandırıcı olmalıdır. Bunlar yapıldıktan sonra davaya bakan mahkeme;

  • Şirketin borca batık olduğuna
  • İyileştirme projesinin inandırıcı olduğuna

Kanaat getirirse; davacı şirketin malvarlığını koruyucu anlamda bir ihtiyati tedbir kararı verir. Verilen Tedbir kararı ile birlikte, şirket aleyhine yapılan icra takipleri tamamen durur ve şirket aleyhine yeni bir takip yapılamaz.

Davaya bakan mahkeme, devamında dosyaya bir kayyım tayin eder. Kayyım, üçer aylık dönemlerde mahkemeye iyileştirme projesinin uygulanıp uygulanmadığını ve şirketin durumunun iyiye gidip gitmediğini rapor eder. Bu arada şirket ticari faaliyetlerine ve çalışmasına devam eder.

Davanın sonunda mahkeme iyileşmenin yeterli olduğuna kanaat getirirse borca batık bu şirketin iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verir. Hatta şartları oluşmuşsa bu süre yasa gereği bittiğinden itibaren bir yıl daha uzatılabilir.

Ekonomiye katkı sağlayan hiçbir şirketin bu bilgilere ihtiyaç duymaması dileğiyle esen kalınız.